BENİ AHMER DEVLETİ

                       GIRNADA( BENİ AHMER) DEVLETİ (1232-1492)

Elhamra Sarayı Muvahhidlerin Hristiyan birleşik kuvvetlerine yenilerek (1235) İspanya’dan çekilmesinden sonra, beylikler arasındaki düşmanlığı körükleyen Hristiyanlar, Müslümanların felaketini hazırladılar. Böylece Müslüman beyliklerin toprağı teker teker Hristiyanlann eline geçti.

Bu beyliklerden, coğrafi durumu korunmaya müsait olan Gırnata’yı, Vali Muhammet el Ahmer, felaketlerden koruyarak bağımsız devletini kurdu. İspanya’da saldınya uğrayan bütün Müslümanlar Gırnata’ya gelmeye başladı. İdareciler tarım, endüstri ve ilmin gelişmesine çalıştılar. Büyük sanat değeri olan eserler yaptırdılar (Elhamra Sarayı).

Fakat sonradan devletin başına geçenler şahsi menfaatlerini düşünerek hareket ettikleri için taht mücadeleleri başladı. Bu durumu çok iyi değerlendiren Kastilya Kralı X. Alfons, Beni Ahmer Devleti’nin bazı şehirlerini aldı.

1479′da Kastilya Kraliçesi İzabella ile Aragon Kralı Ferdinand evlenerek İspanya’nın en güçlü devletini meydana getirdiler.Gırnata’daki karışıklıklardan faydalanarak 80 000 kişilik bir ordu ile Gırnata önlerine geldiler. Zor durumda kalan Müslümanlar şehri bütün güçleri ile korudular.

Fakat Melik Abdullah Muhammed, Hristiyanlann verdikleri söze aldanarak şehri bazı şartlarla teslim etti. Hristiyanlar sözlerinde durmayarak şehri yakıp yıktılar. Müslümanları öldürdüler.Ancak ispanya’daki Müslümanların imdadına Akdeniz’de Haçlılarla(Hristiyan) amansız bir mücadeleye girişen Oruç Reis, kardeşi Hızır Reis (Barbaros Hayrettin Paşa) gibi Türk kaptanlar yetiştiler. Kurtarabildiklerini Afrika’nın kuzeyine götürdüler.

 

   
 
   


Tarihi Değiştiren Askerler'den

1. Barbaros Hayrettin Paşa, Vezir-i Azam Damat İbrahim Paşa' ya, henüz keşfedilen Yeni Dünya' ya ( Amerika) sefer düzenlemek istediğini söylediğinde " Uzak denizlerle işimiz yok. Akdeniz' i ve Hint denizlerini tutmamız kafi" cevabını almıştı.

2. Yüz kadar savaşta hiç yenilmeyen Halid Bin Velid' in, yatağında ölmeden önce, " Vücudumda yaralanmamış yer yok. Gel gör ki, savaş meydanlarında yenilgi yüzü görmeyen Halid, yatağında ölüyor." diye hayıflandığını söyler.

3. Büyük Hun İmparatoru Atilla, hayatını, Avrupa Hun İmparatoru' nun kurucusu Uldız' ın " Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar her tarafı fethederim" sözünü hayata geçirmeye vakfetmişti.

4. Hitler' in ellere karşı bir takıntısı vardı. Kütüphanesinde tarihi karakterlerin el yapılarını analiz eden bir kitap bulunuyordu. Sıklıkla ellerinin, Büyük Frederick' in ellerine benzediğini söylerdi.

5. Napolyon, St. Helen Adası' nda sürgündeyken İngiliz basınının kendi hakkında yazılanları merak ettiği için İngilizce öğrenmeye başlamıştı.

6. Amerika' nın İkinci Dünya Savaşı' ndaki efsane generallerinden Patton, iyi bir at binicisi, eskrimci, yüzücü olmasının yanı sıra, aynı zamanda iyi bir atıcıydı. 1912 Stockholm Yaz Olimpiyat Oyunları' na katılmış, modern pentatlon dalında beşinci olmuştu. Aynı zamanda Almanya' daki sivil halkı, toplama kamplarında Naziler tarafından işlenen suçları görmeleri için, zorla kamplarda gezdirmiş, soykırım kurbanlarını gömdürmüştü.

7. Bugün kullandığımız 365 günlük devrik yıla dayalı takvim Sezar iktidarının eseridir. 7 ayın 31 gün çekmesine Sezar karar vermiştir. Senato da, kendisini onurlandırmak için aylardan birine ( Julius-Temmuz) onun adını vermişti.

8. Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin' in de hayranlık beslediği Çar Büyük Petro, Batılılaşma hamlesi esnasında sakal uzatmayı yasaklamış hata hızını alamayarak, ülkenin önde gelen soylularından birkaçını kendisi traş etmeye kalkmıştı.