GENEL TÜRK TARİHİ

GENEL TÜRK TARİHİ
1- İslamiyet'inin Hindistan'a yayılmasında etkili olan Türk-İslam devleti Gaznelilerdir.
2- İslamiyet'ten Önceki Türk Devletlerinde, ölen kişinin silahı ve eşyalarıyla birlikte gömülmesi, ölümden sonra da hayat olduğuna inandıklarını göstermektedir.
3- Macaristan'da yapılan kazılarda Avarlar'a ait pek çok tunç, gümüş ve altın ziynet eşyası bulunmuştur. Bu bilgiye bakılarak Avarlar'ın değerli madenleri tanıdıkları söylenebilir.
4- İslamiyet'ten Önce kurulan Türk Devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı yere Kurultay denir.
5- Türklerin Orta Asya'dan göç etmelerinin en önemli nedeni, Kuraklık nedeniyle ekonomik sıkıntı içinde olmalarıdır.
6- Orta Asya'da Türklerin takvim düzenlemiş olmaları, Gökbilim ile ilgilendiklerini göstermektedir.
7- Türkler önceleri göçebe bir yaşam sürdükleri için, yaptıkları sanat eserleri taşınabilir nitelikteydi. Sanat eserleri arasında halıların yaygın olması buna bir kanıt olarak gösterilebilir.
8- Anadolu Selçuklu paralarını, Osmanlı paralarından ayıran özelik; paralarının üzerinde Sultanların portreleri ve aslan resimleri bulunmasıdır.
9- Uygurların Budizm ve Maniheizm dinlerini kabul etmeleri, sanat alanında gelişmelerinde etkili olmuştur.
10- Türk Devletlerinde, önceki dönemlerde ekonomik etkinlikler yalnız hayvancılığa dayanıyordu. Daha sonra bu durum değişmiş, tarım önem kazanmıştır. Tarım Uygurlar zamanında önem kazanmaya başlamıştır.
11- Karahanlılar Devletinin Türk tarihindeki önemi; İlk Müslüman Türk devleti olmasıdır.
12- Anadolu Selçuklu döneminde esnaflar, Ahi topluluğu olarak örgütlenmiştir.
13- Selçuklular bölge veya eyaletlerin başına idareci olarak atadıkları şehzadelerin yanına ''Atabey'' ünvanlı kişileri de verirlerdi. Bu uygulamadaki temel amaç şehzadeleri devlet yönetimiyle ilgili konularda yetiştirmek.
14- Türk Denizciliğinin Anadolu Selçukluları Dönemine kadar gelişmemesinde başlıca etken, Ülke topraklarının coğrafi konumudur.
15- Çin'den başlayarak Ön Asya'ya ulaşan İpek Yolu'nun geçtiği yerler zaman zaman değişmiştir. Güçlü devlet ve kabilelerin tutumlarında değişme olması bu durumun oluşmasında etkili olmuştur.
16- Türk adının millet olarak geçtiği, Türk Edebiyatı ve Tarihinin ilk yazılı örnekleri olan edebi metinler, Orhun Anıtlarıdır.
17- İslamiyet öncesi Türklerde her türlü devlet işlerinin görüşülüp, karara bağlandığı kuruma Toy (Kurultay) denir.
18- Malazgirt savaşından sonra Anadolu'da kurulan ilk Türk Beyliklerin, Artukoğulları, Saltukoğulları, Danişmentliler, Mengücekoğulları dır.
19- Selçuklularda ve Osmanlılarda gelişemeyen sanat dalı heykelciliktir.
20- Türkiye Selçuklu devletinde İznik ve Konya başkentlik yapmış şehirlerimizdir.
21- İslâmiyet öncesi Türk tarihinin ve edebiyatının en önemli Türkçe kaynaklarından biri olan Orhun Yazıtları, Kutluk (II. Göktürk) devleti dönemine aittir.
22- Türk devlet yöneticileri İslâmiyet öncesi dönemde, Kağan ünvanını kullanmışlardır.
23- Uygurlara ait destanlar, Türeyiş ve Göç destanlarıdır.
24- Tefsir, Hadis, Fıkıh ve Kelam, İslami bilimlerdir.
25- Öğrenimin vakıflar sayesinde ücretsiz olarak sürdürülmesi ve İslâm dünyasına yayılması, Selçuklular döneminde gerçekleşmiştir.
26- Nizamülmülk, Alparslan'dan aldığı yetki ile hangi kurumun açılmasında Türk İslâm tarihinde ilk olmuştur? Bağdat Nizamiye Medresesi
27- Anadolu Selçuklu Devletinde ticareti geliştirmek için gerekli ana yollar üzerinde, Kervansaraylar inşa edilmiştir.
28- Edirne ilinde, Anadolu Selçuklu devletinden kalma eser bulunmaz.
29- Türk İslam devletlerin de Sultanın Müslüman halkının gözünde meşru bir egemen güç olarak kabul edilmesi, Hutbe ile sağlanırdı.
30- Orta Asya Türklerinde varlığı sürekli olmayan toplumsal ve siyasal birime Budun denir.
31- Yenisey Yazıtları ve Manas Destanı, Kırgızlara aittir.
32- İslamiyet öncesi Türk Devletlerinin ortak özellikleri; Devlet boyların birleşmesiyle kurulur, Temel ekonomik yapı hayvancılığa dayalıdır, Önemli kararlar Kurultay tarafından alınır, Yerleşik yaşam biçimi yaygın değildir
33- İslamiyet öncesi kurulan Türk devletlerinden Uygurlar bir çok yönüyle diğerlerinden farklı özelliklere sahiptir.
34- Orta Asya Türklerinde ceza infaz sisteminde uzun süreli hapis cezalarının uygulanmamış olmasının temel nedeni, Göçebe yaşam biçiminin egemen olmasıdır.
35- Malazgirt Savaşı'ndan sonra başlayan Anadolu'nun Türkleşmesi sürecinin başlarını araştıran bir kişi dönemin mimari eserlerini öncelikle, Erzurum yöresinde araştırması gerekir.
36. Anadolu Selçuklularında yer alan mimari yapılardan kervansaray ve Bedesten doğrudan ticari faaliyetlerle ilgilidir.
37- Anadolu Selçuklu plastik sanatında en çok işlenen konu, İnsan-Hayvan-bitki
38- İslam öncesi Türk Devletlerinde; I. Önemli kararlarda Kurultaya danışırlar II. Yönetimde öncelik hanedana aittir.III. Hakanların yetkileri töre tarafından sınırlandırılmıştır.IV. Hakanların önemli dini törenleri doğrudan yönetmeleri istenirdi.
39-Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda birçok hizmeti bir arada vermek için inşa edilen külliyelerin ana yapısı Camidir.
40- Anadolu Selçuklu dönemine ait eserler; Sivas Gök Medrese - Eşrefoğlu Camii - Sultan Han
41-Anadolu Selçuklularında dini, sosyal, kültürel etkinliği bir arada verilmesini sağlayan mimari yapılara Külliye denir.
42- Türk-İslam devletlerinde Saltanatın Müslüman halk tarafından meşru görülmesi için Sultan adına hutbe okutulur, Para bastırılırdı.
43- İslam öncesi Orta Asya'da heykel sanatının geliştiğini söyleyen biri Orhun Anıtlarını görüşlerine kanıt olarak gösterebilir.
44- Orhun yazıtlarının özellikleri; Türk adının geçmesi, Türkçe yazılmış olması, İlk Türk alfabesinin kullanılması, İlk milli yazılı kaynak olması, Göktürkler Hakkında bilgi vermesi.
45- Gök-Medrese, Sultan Han, Gevher Nesibe Külliyesi, Keykavus Şifahanesi Anadolu Selçuklu dönemine aittir.
46- İslam Öncesi Türk devletlerinde boy beylerinden oluşan Kurultay, hakanın seçiminde etkili rol oynardı. Kurultay başarılı olamayan halkına refah sağlayamayan töreye aykırı hareket eden hakanı görevden alabilirdi. Bu bilgilere dayanarak; Hükümdarlar yasalara uymak zorundadır, Hakanların halka karşı sorumlulukları vardır, Hükümdarların yetkileri sınırlıdır, Kurultay devlet yönetiminde etkilidir. Yargılarına ulaşabiliriz.
47- Uygurlarda; I. Ticaret ve tarımın gelişmesi II. Şehir kültürünün yaygınlık kazanması III. Kütüphanelerin açılması Uygurların yerleşik yaşama geçtiklerinin kanıtlarıdır.
48- İslam Öncesi Türk Devletlerinden,
- Büyük Hun İmparatorluğu döneminden kalan kurganlarda bulunan taşınabilir malzemeden yapılmış silahlar, eyerler ve elbiselerin hayvan resimleriyle süslendiği görülmüştür.
- Göktürkler döneminden kalan kurganlarda ise, altın ve gümüşten yapılmış süs eşyaları, demirden yapılmış kılıç ve mızrak gibi silahlara rastlanmıştır.
Bu bilgilere dayanarak Türklerle ilgili olarak Savaşçı özellik taşıdıklarının, Madenlerden yararlandıklarının, Ölümden sonraki yaşama inandıklarının, Sanatı yaşam biçimine göre geliştirdiklerinin göstergesi olarak değerlendirilebilir.
49- -Atabeyler Selçuklular döneminde Şehzadeleri eğitmekle görevlidir. - Bağımsızlıklarını ilan etmeleriyle Selçuklu Devletinin yıkılışını hızlandırmışlardır.
50- Sivas'ta bulunan Keykavus Şifahanesi Anadolu Selçuklu döneminde yapılmıştır.
51- Orta Asya devlet ve toplum hayatını düzenleyen törenin en temel özelliği yazısız olmasıdır.
52- II.Göktürk Devleti bazı özellikleri; İlk Türk alfabesini yaratmışlardır.Sosyal devlet anlayışını sürdürmüşlerdir. Uygurlar tarafından varlıklarına son verilmiştir.
53- Uygurların Budizm ve Maniheizm dinlerini kabul etmeleri Sanat alanında gelişmelerinde etkili olmuştur.
54- Karahanlılar; Devletin resmi dili Türkçe'dir, Kutadgu Bilig bu dönemde yazılmıştır, Devlet ailenin ortak malıdır, İlk Türk-İslam devletidir.
55- Selçuklu Devletinde, din ve ırk ayrımı yapmadan halka boş araziler üretim artışına ulaşmaya çalışılmıştır.
56- Anadolu Selçukluları, Kervansaraylar ve Loncalar ile üretim ve ticaret hayatını düzenlemeyi ve geliştirmeyi amaçlamışlardır
57- Türkler tarihte pek çok devlet kurmuşlardır. Bu devletler belli bir zaman sonra yıkılmışlardır. Büyük Selçukluların yıkılma nedenlerinden en önemlisi; Ülkenin hanedan üyeleri arasında paylaşılmasıdır.
58- Orta Asyada kurulan Türk Devletlerinin kısa sürede parçalanıp yıkılmasında Ülkenin hanedana ait olması etkili olmuştur.
59- Orta Asya'da Uygurlara ait şehirlerde Kervansarayların yanında Hristiyan, Budist ve Maniheist mabetlerinin kalıntılarının yan yana bulunmuş olması;
İnanç özgürlüğünün olduğunun, Ticari faaliyetlerin yaygın olduğunun, Hoşgörülü bir toplumun yaşadığının, Yerleşik yaşama geçildiğinin göstergesidir.
60- Karahanlılar İslamiyeti kabul ettikten sonra da ülkeyi eski Türk geleneklerine göre doğu-batı olarak ikiye ayrılmışlardır. Bu durum Geleneklere bağlılığın devam ettiğinin göstergesidir.
61- Anadolu Selçukluları tarafından Karadeniz'de Sinop, Akdeniz'de Alanya alındıktan sonra tersaneler kurulmuştur. Bu uygulamanın temel amacı öncelikle deniz ticaretini geliştirmektir.
62- Anadolu Selçuklularında Ahi örgütlenmesi içinde zanaatkarlar yer almıştır.
63- Uygurlardan önce Türk Tarihinde tapınak ve saray gibi yapılar azdı. Bu durum Türklerin yerleşik yaşama geçmemelerinden kaynaklanmaktadır.
64- Göktürk anıtları Türkçe yazılan ilk belgelerdir. Uygurlarda dinsel metinlerinde Türkçe'yi kullanmışlardır. Karahanlılarda edebi dil Türkçedir. Bu durum Eski Türklerin Milli bilinci koruduklarının göstergesidir.
65-İslamiyetten önce Türk Sanatında daha çok metal, ahşap ve deri gibi malzemeler ve taşınabilir küçük boyutta eserler yapılmıştır. Göçebe yaşam sürdüklerinden malzeme ve sanat eserleri bu şekilde yapılmıştır.
66- Türk-İslam edebiyatının ilk örnekleri Karahanlılar zamanında ortaya konulmuştur.
67- Gaznelilerin İslam tarihindeki en önemli özelliği Hindistanı İslamlaştırmalarıdır.
68- Selçuklular ve Harzemşahlar İkta sistemini kullanmışlardır.
69- İlk Türk Devletlerinden Uygurlar Şehirler kurarak, günümüze kadar gelen evler, tapınaklar, saraylar inşa etmişlerdir.
70- Türklerin göçebe bir hayat tarzından yerleşik toplum düzenine geçmeleri, beraberinde pek çok değişiklik getirmiştir. Ekip biçme aletlerine sahip olmaları bu değişiklikten biri olduğu savunulabilir.
71- İslamiyetten Önce Türk Devletlerinde Kağanın eşine ''Hatun'' denirdi. Elçileri kabul etme yetkisinin olması, kağanı temsil etme yetkisinin olduğunu gösterir.
72- İslamiyetten Önceki Türk Devletlerinin gelenekleri arasında; Siyasi, ekonomik, kültürel işlerin kurultayda görüşülüp karara bağlanması ve kimin kağan olacağının belirlenmesinde bazı özelliklerin ölçüt alınması ''demokratik'' yönetim özellikleri ile bağdaşmaktadır.
73- İlk Türk Devletlerinde hükümdarlar devleti yönetmenin kutsal bir görev olduğuna ve bu görevin kendilerine Tanrı tarafından verildiğine inanırlardı. Devleti yönetirken töreye uygun davranmak zorundaydılar. Töre ise Türk gelenek ve göreneklerinden meydana geliyordu. Bu bilgilere dayanarak hükümdarların yetkilerinin sınırsız olmadığı sonucuna varılabilir.
74-Orta Asya'da Türklerin yaşadıkları bölgelerde yapılan arkeolojik kazılarda sulama kanallarına rastlanmıştır. Hunlar ve Göktürkler devrine ait tahıl ambarları bulunmuştur. Göktürklerin, Çinlilerden ziraat aletleri ve tohumluk tahıl istedikleri bilinmektedir. Uygurların kurduğu sebze ve meyve bahçeleri hakkında Çin kaynaklarında bilgiler mevcuttur. Bu bilgilere göre Orta Asya Türkleri Tarımsal Faaliyetlerde bulunmuşlardır.
75- Orhon alfabesi Türklere özgü alfabedir.
76-Anadolu Selçukluları mimari yapıların iç ve dış süslemelerinde çini, taş, ahşap kullanmışlardır.
77-Batman Yakınlarındaki Hasankeyf'te Artuklular'a ait eserler bulunmaktadır.
78-Uygurların, hayvan ve toprak vergisi almaları onların yerleşik hayata geçtiklerinin kanıtıdır.
79- Eski Türk Devletlerinde,Devlet meselelerinin karara bağlandığı yer Kurultay (İl veya Toy) denir.
80-Orhun kitabeleri, Göktürkler dönemine aittir.
81-Orta Asya'da Hunlarla ilgili yapılan kazı çalışmalarında mumyalanmış cesetler, at iskeletleri ve halılar bulunmuştur. Bu bilgiler Hunları'nn Ahiret hayatının vargına inandıklarını göstermektedir.
82-Orhun abideleri ;I- İlk siyasi yapıtımızdır., II- Türk tarihi ile ilgili bilgi vermektedir. II- İlk yazılı Türk kaynaklarıdır.
83-Orta Asya Türk devletlerinde sosyal hayatı düzenleyen ve yazılı olmayan kurallara Töre denir.
84-Türk-İslam dünyasında pozitif bilimler Farabi ile başlamıştır.
85-Kayseride bulunan Gevher Nesibe Şifahanesi Anadolu Selçukluları dönemine aittir.
86-İslamiyet'ten önceki Türk Devletlerinde hükümdarın egemenlik hakkı ile ilgili olarak hangisine inanılırdı? Tanrı tarafından verildiğine
87- Orhun kitabelerinin tarih açısından önemini belirleyen özellikler ; a) Türk adının geçmesi ve Türkçe yazılmış olması Göktürkler ile ilgili ayrıntılı bilgi vermesi) Türk yazısının en eski alfabesi ile yazılması d) Siyasi bir beyanname olması e) VIII. yüzyılda yazılmış olması
88-Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah döneminde; :Bağdat'a Nizamiye medresesinin kurulması, .Medreselerde din bilimlerinin yanında pozitif bilimlerinde okutulması Yeni bir takvim düzenlenmesi sosyal hayatı olumlu yönde etkilemiştir.
89- Anadolu Selçuklu Devletinde 1. Mesut zamanında ilk kez basılan para bakır, 2. Kılıçarslan zamanında basılan para gümüş, 13. yüzyılda basılan para ise altındır. Bu duruma dayanılarak, Anadolu Selçuklu Devleti ekonomik ve siyasal gücü giderek artmıştır yargılarına varılır.
90-Orta Asya'da belirli tarihlerde kurulan Türk Devletlerinin kısa sürede yıkılmalarının sebebi nedir? Birçok boyun birleşmesinden meydana geldiği için
91-İslamiyet Öncesi Türk Devlet Geleneklerinde, hükümdar eşleri hükümdarın yanında Kurultay'a katılırlar ve elçi kabullerinde bulunurlardı. Bu durum kadınların da devlet yönetiminde söz sahibi olduğunu gösterir.
92-Orta Asya Türk Birliğini İlk defa Büyük Hun İmparatoru Mete Han Kurmuştur.
93-İslamiyetten Önceki Türk devletlerinde ordu tamamen Türklerden oluşturulurdu.
94-İslamiyetten Önceki Türk Devletlerinde inanış olarak genelde Göktanrı dini esastır.
95-Göktürkler ; 552 tarihinde Ötüken'de kuruldular. Devlet sorunlarının çözüm yeri Kurultay'dı. Devlet düzeni ve toplum ilişkileri Törelere göre düzenlenirdi. Ordu, Onlu sisteme göre kurulmuştur.
96-Eski Türk Devletlerinde en büyük yetki hükümdara aitti.
97-İslamiyet'ten Önce Orta Asya'da kurulan Türk Devletlerinde ekonomik hayatın temeli hayvancılığa dayalıdır. Uygurlar'da ise ekonomik hayatta tarım ve ticaret ön plana çıkmıştır.
98-Asya'da birbirlerinden ayrı yaşayan Türk Boylarını Birleştirip tek bayrak altında toplayan İlk Türk Kağanı Mete Handır.
99-Selçuklularda resmi yazışmalar Farsça idi. Medreselerde eğitim Arapça yapılıyordu. Halk ve Ordu kesimi ise Türkçe konuşuyordu. Bu durum Selçuklularda Türk dilindeki gelişmenin yavaşlamasına sebep olmuştur.
100-Anadolu Selçuklularının, Anadolu'nun imarına özen göstererek özellikle yollar, hanlar, kervansaraylar ve karakollar yapmalarının amacı, Ticareti geliştirmek ve güvence altına almak.
101-Türk-İslam uygarlığında Resim ve Heykelciliğin yasaklanması,. Oymacılık, kakmacılık, ve nakkaşlık gibi süsleme sanatlarının gelişmesini engellemiştir.
102-Günümüzde de kullanılmakta olan Orduda Onlu sistemi Hunlar günümüze kazandırmışlardır.
103-Türk İslam Devletlerinde, köyde yaşayanlar ile ilgili olarak; ürün üzerinden vergi verme, elindeki toprağa ona işleyebildiği sürece sahip olma,, ölüm halinde, erkek evlada toprağı işleme olanağı tanıma gibi uygulamalar yapılmıştır.
104-Türkler'in İslamiyet'e hizmetleri Abbasiler döneminde önem kazanmıştır.
105-Uygurlar, Orta Asya'daki diğer Türk Devletlerine göre Tarım, Resim ve Heykel alanlarında daha başarılı olmuşlardır.
106-Türklerin Orta Asya'da dış tehlikelerle karşı karşıya kalmaları ve topraklarının doğal sınırlarla korunmamış olması, Askerlik alanında yeteneklerinin gelişmesine neden olmuştur.
107-Yazıyı kullanan İlk Türk Devleti Göktürkler'dir.
108-Türklerin geleneksel dini olan Şamanizm'in diğer dinlerin etkilerine açık olması, Türkler arasında çeşitli dinlerin yayılmasına ortam hazırlamıştır.
109-Türk-İslam sanatında, çeşitli amaçlara hizmet eden yapı topluluğuna Külliye denir.
110-Türk r11;İslam devletlerinde kişiler, bahçe yapabilme hakkına sahipti
113-Orta Asya'da kurulan Türk Devletlerinde yönetimin özellikleri; Ülke bölümler halinde yönetilirdi, Devlet Yönetiminde ''töre'' lere uyma zorunluluğu vardı, Hatun (hükümdarın eşi) kurultay'a katılırdı, Devlet yönetme yetkisinin hükümdara Tanrı tarafından verildiğine inanılırdı.
114- Türklerin tarih boyunca değişik ülkelerde yerleşmeleri, çeşitli alanlarda farklı boyutlarda gelişmeler göstermelerine neden olmuştur. Türkler askerlik alanında diğer ülkelerden en az etkilenmiştir.
115- Türk devletinin başında bulunan kimselere "Tanhu, Kağan, Han, Yabgu, İlteber" gibi çeşitli isimler verilmiştir.
116-Orhun Yazıtlarında; Göktürkler'de devlet adamlarının millete hesap vermesi, devlet ve halkın karşılıklı olarak görevlerinin belirtilmesi konuları belirtilmektedir.
117-İslamiyet'ten Önceki Türk devletlerinin dini anlayışları; Gök Tanrıya inanılması, Ölümden Sonra yaşama inanılması, Dinsel İnançlara saygı gösterilmesi, Ölen kişinin mezarının yanına, öldürdüğü düşman sayısı kadar balbal (heykel) dikilmesi.
118-Hunlar ve Avarlar, Orta Asya'da teşkilatlı devlet kurmuşlardır.
119-Türk devletinin resmî adı olarak ilk defa kullanan, yedi ve sekizinci yüzyıllarda hüküm süren (681-745) Göktürk Devletiydi.
120-Eski Türklerde, Boylar birleşerek siyasî bir birlik haline gelirse, buna "budun" denirdi. Budunun başına geçen kimseye "han" adı verilirdi.
121-Talas Savaşı (751) ; Türk ve İslam orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşıdır. Bu savaşın en önemli sonuçları Araplarla Türklerin arasındaki düşmanlığın azalması 2. Çin'in batıya doğru ilerleyişi durdu.
122-Dandanakan Savaşı (1040), Selçuklular ile Gazneliler arasında yapılan, Selçukluların başarısıyla sonuçlanan savaş (1040). Dandanakan Savaşıdır. Dandanakan Savaşı, İki Türk devleti arasında yapılmıştır. Bu savaş,Büyük Selçuklu İmparatorluğu 'nun kuruluşuna temel oldu.
123-Malazgir Savaşı (1071) , Türklere Anadolu'yu kazandıran, Selçuklu-Bizans Savaşıdır. 1071 yılında yapılmıştır. Malazgirt Savaşı Haçlı Seferlerinin Temel Nedenidir.
124-Miryokefalon Savaşı (1174) , Anadolu Salçukluları ile Bizans arasında yapılan savaştır. Miryokefalon savaşı, Selçuk ve Bizans tarihinin dönüm noktalarından biridir. Türklerin, Malazgirt Savaşından sonra Bizans İmparatorluğuna karşı kazandıkları ikinci savaştır. Bizans, Anadolu'da üstünlüğünü kaybetti.
125-Kösedağ Savaşı (1241), Anadolu Selçuklularının, Moğollara yenilmesiyle sonuçlanan ve 1 Temmuz 1243 tarihinde meydana gelen savaş. Türk-İslâm tarihinde, önemli bir dönüm noktası teşkil eden bu savaş, Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılmasına sebep olmuştur.
126-İslamiyetten Önce Alfabeyi Kullanan Türk Devletleri Göktürler ve Uygurlardır, Göktürk Alfabesi ve Uygur Alfabesini kullanmışlardır.
127 Anadolu Selçuklu Devletinde, Devletin, hanedan mensupları arasında bölüşülmesinin; bölünmeye ve saltanat mücadelesine sebep olduğu görüldü.
128-Anadolu Selçukluların Ticareti Geliştirmek için yaptıkları faaliyetler: Türkiye Selçukluları, Anadolu'yu Müslüman ve gayrimüslim kavimler arasında bir köprü haline getirdiler. Dünya ticaret yollarını açıp, tedbirler aldılar. Ticarî ilişkileri zorlaştıran engelleri kaldırıp, ülkenin bir çok yerinde kervansaraylar yaptırdılar. Yolcuların, buralarda hayvanları ile birlikte üç gün ücretsiz kalma ve yemek yeme hakları vardı. Buralara gelen Müslüman ve gayrimüslim, zengin-fakir, hür-köle bütün misafirlere aynı yemeğin verilmesi ve eşit muamele yapılması esastı. Kervansaraylar ve hanlar külliye halinde olup, hepsinin cami ve kütüphanesi vardı.
129-Anadolu Selçuklularında Medreseler, eğitim amacı ile oluşturulmuştur.
130-Hakan; Eski Türk ve Moğol imparatorlarına verilen unvan
131-Büyük Selçuklu İmparatorluğu , İslamî ilimlerin eğitim ve öğretiminin yapıldığı ve zamanın fen bilimlerinin öğretildiği çeşitli fakültelere sahip, üniversite mahiyetinde büyük medreseler yaptırdılar. En büyüğü, Bağdat'taki Nizamiye Medresesidir.
132- Orta Asya Türklerinde Kurultaya katılanlara, Toygun denir.
133-Türk Tarihinde denizcilik çalışmaları ilk kez Anadolu Selçuklu Devleti döneminde başlamıştır. Bunun temel nedeni Kurulduğu yerin üç tarafının denizlerle çevrili olmasıdır.
134- 375 Kavimler Göçü sonunda Roma İmparatorluğunun gücünü yitirmesi, merkezi otoritenin bozulması ili Feodalite Rejimi ortayı çıkmıştır.
135-Orta Asya'da kurulan Türk Devletlerinde Ülkenin hükümdar ailesinin ortak malı sayılması ve hanedan üyeleri arasında paylaştırılması, Taht kavgaları sonucu devletlerin kısa sürede yıkılmasına sebep olmuştur.
136-Orta Asya Türk Devletlerinde din adamlarına, Şaman (Kam) denir.
137-İslamiyet Öncesi Orta Asya Türk Devletlerinde, İlk Düzenli Ordu teşkilatı Hunlar tarafından kurulmuştur.
138-Türk adını devlet adı olarak ilk kez Göktürkler kullanmıştır.
139-İlk Yerleşik hayat Uygurlar tarafından benimsenmiştir.
140-Anadolu Selçukluları ticari geliştirmek için, Kervansaraylar yapmışlardır.
141- Göktürklerin Türk Tarihindeki Önemi Nedir? Türk Adıyla Kurulan ilk devlettir. Orta Asya'da bulunan en geniş topraklara sahip olan Türk devleti olarak tarihe geçmiştir.
142-Oğuz Kağan Destanı-Hunlar , Alp Er Tonga Destanı- Sakalar, Türeyiş ve Göç Destanları- Uygurlar, Ergenekon ve Bozkurt Destanları-Göktürkler, Manas Destanı-Kırgızlar
143-Konya Karatay Medresesi, Anadolu Selçukluları zamanında yapılmıştır.
144- Anadolu Selçukluları 1075-1308 tarihleri arasında Anadolu'da hüküm süren müslüman bir Türk devletidir.
145-Anadolu Selçukluları'nda tümüyle devletin mali olan topraklar dirlik,vakif ve mülk olarak üçe ayrilirdi.Dirlik sultanin,kendisi için asker besleyip yetiştirmeleri koşuluyla Türkmen beylerine ve komutanlarına verdiği topraklardı.Mülk denen topraklar üstün hizmetlerde bulunanlara sultan tarafindan verilirdi.Vakıf ise han,hamam,medrese gibi kurumların giderlerini karşılaması için ayrılmış topraklardı
146-Büyük Selçuklular Döneminde Yetenekli öğrencilerin okutulmasının ve topluma kazandırılması için Selçuklu sultanları, medreseleri kurup yaygınlaştırmışlardır.
147-Konya'da bulunan; İnce Minareli Medresesi , Karatay Medresesi, Sırçalı Medrese Türk sanatının hangi dönemine aittir? Anadolu Selçukluları Dönemine aittir.
148-Kuraklık, şiddetli kış, hayvanlar arasında bulaşıcı hastalıkların yayılması ve kendi aralarındaki iç mücadeleler nedeniyle Asya (Büyük) Hun Devleti yıkılmıştır. Buna rağmen çeşitli yönlere göç eden Türkler gittikleri yerlerde birçok yeni Türk devleti kurmuşlardır. Buna göre, Türklerin gittikleri yerlerde yeni Türk devletleri kurmaları Türklerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir? Teşkilatçı bir özelliğe sahip olunduğunun
149- Uygurlar ; I. Bugünkü matbaanın temeli olan hareketli matbaayı kurup kitap basmışlardır.II. Mani dinini kabul ettikten sonra birçok tapınak yapmışlardır. III. Buğday, arpa, darı gibi tarım ürünleri yetiştirmişlerdir. IV. Basmil ve Karluklarla anlaşarak Kutluk (II.Göktürk) Devletini yıkmışlardır.
150- Uygurlar; Mani dinini kabul ettikten sonra birçok tapınak yapmaları ve Buğday, arpa darı gibi tarım ürünlerini yetiştirmeleri, yerleşik yaşama geçtiklerinin kanıtıdır.
151- İlk Türk devletleri merkeziyetçi özelliğe sahip değillerdi. Türk töresine göre "ülke, hanedan üyelerinin ortak malıdır" anlayışı benimsenmişti. Bundan dolayı devlet doğu - batı olarak ikiye ayrılarak idare edilir ve hanedan üyeleri arasında paylaştırılırdı. Türk devletlerinde hükümdarın bütün erkek çocuklarının tahta çıkma hakkı vardı. Türk devlet yönetimindeki bu durumun Devletlerin kısa sürede zayıflayıp dağılmasına neden olduğu söylenebilir.
152- İlk Türk devletlerinin sanatında,- Hayvanların birbirleriyle mücadelelerini konu alan motiflere yer verilmesi
- Sosyal ve ekonomik yaşamda atın binek ve taşıma hayvanı olarak kullanılması - Daha çok eyer, çadır, halı, kilim gibi kolaylıkla taşınabilir ürünlere yer verilmesi durumu hangisinin kanıtı olarak gösterilebilir? Göçebe yaşam biçiminin benimsendiğinin
153- Uygurlar ve Göktürkler yaşamları boyunca farklı topluluklarla karşılaştıkları halde milli benliklerini yitirmemişler ve Türkçe'yi kullanmaya devam etmişlerdir.Yukarıda verilen bilgilere göre hangisine ulaşılabilir? Ulusal kültürün korunduğuna
154- İlk Türk devletlerine ilişkin bazı bilgiler şunlardır;.1. Yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir.(Uygurlar) 2. Alfabeyi kullanan ilk Türk devletidir.(Göktürkler)
155- Hazar ülkesinde Musevi, Şamanist, Müslüman ve Hristiyanların ibadetlerini serbestçe yapabilmeleri - Uygurlarda Mani dinine, Hristiyanlığa ve Budizme ait tapınakların yanyana bulunmaları durumları göz önüne alındığında ilk Türk devletleri için? Farklı görüşlere hoşgörü ile yaklaştığı
156- İlk Türk devletlerinde, Halı, kilim ve çadır dokumacılığına önem verilmesi, Koyun, kuzu, sığır ve tilki derisinden giyim eşyaları yapılması, Yaz kuraklığı başladığında hayvanlara su bulabilmek için göç edilmesi durumlarını destekleyen en önemli yargının hangisi olduğu söylenebilir? İklim ve çevre koşulları yaşam biçiminde etkili olmuştur.
156-Göktürkler; I. Orta Asya'daki Türkleri bir çatı altında toplamışlardır.II. Tarihte "Türk" adıyla bilinen ilk devletin kurmuşlardır. III. Halı, kilim ve çadır dokumacılığında ileri gitmişlerdir.IV. Kurgan adı verilen mezar mimarisinin gelişmiştir.
157- Tarihte "Türk" adıyla bilinen ilk devleti kurmaları ve Orta Asya'daki Türkleri bir çatı altında toplamaları Göktürklerin ulusal özellik taşıyan bir devlet kurduklarının kanıtıdır.
158- Uygurların,- 18 harften oluşan bir alfabe geliştirmeleri- Çinlilerden aldıkları kağıdı kullanmaları- Bugünkü matbaanın esası olan hareketli harflerle matbaayı kurup, kitap basmaları gelişmeleri daha çok alanlardan hangisinde ilerlenmiş olduğunun kanıtıdır? Kültürel yapıda
159- Ülkenin ileri gelenleri ve boy beylerinden oluşan bir meclis olan Kurultay, yönetim işlerinde etkili olup hükümdara yardımcı olmuştur.
Orta Asya Türk devletlerine ilişkin verilen bilgiler demokratik bir özellik taşıdığı söylenebilir.
160- Türkler İslamiyet'ten önce On iki Hayvanlı Türk Takvimi'ni kullanırken, İslam dinine girdikten sonra sırasıyla Hicri Takvim, Celali Takvim, Rumi Takvim ve Miladi Takvimi kullanmışlardır.
161- İslamiyet öncesi Türk devletlerinde Kurultay adı verilen ülkenin ileri gelen boy temsilcilerinden oluşan bir meclis vardı. Kurultay'da ülkenin kaderini etkileyen, savaş, barış gibi konularda kararlar alınırdı. Kurultay'da herkes sözünü açıkça söyler, gerektiğinde hakanın uygulamaları eleştirilirdi. Fakat tüm bunlara rağmen yine de son karar Türk hakanına aitti.Bu bilgilere göre, ilk Türk devlet anlayışıyla ilgili olarak, Kurultayın kararlarının tavsiye niteliği taşıdığı, Demokratik bir yönetim anlayışının var olduğu, Kurultay'ın danışma meclisi niteliğinde olduğu
162- Ahilik, Türkiye Selçuklu Devleti döneminde (XIII. yüzyılda) ortaya çıkmış, esnaf ve zanaatkarların ticari hayatını şekillendiren sosyal bir teşkilattır. Bu teşkilat Esnaflar arasında dayanışmayı sağlamıştır, Mesleki eğitim sonucunda çırak, kalfa ve usta yetiştirerek bunlara diploma vermiştir.
163-Orta Asya Hun Türklerinin Kültürel Özellikleri göz önüne alındığında yaşadıkları bölgede yapılacak kazılarda tapınak kalıntılarının bulunması beklenmez.
164-Kavimler Göçü sonunda Vizigotlar İspanya'ya, Franklar Fransa'ya, Slavlar Balkanlara, Saksonlar'da İngiltere'ye yerleşmişlerdir. Bu durum Avrupa'da bugünkü milletler topluluğunun oluşmasına yol açmıştır.
165-Anadolu Selçukluları döneminde, Anadolu kentlerinin gelişerek han, hamam,cami ve kervansaraylarla donandığı ve zenginleştiği görülür.Bu eserler, Ticaret yolları üzerinde bulunan kentlerde daha çok yapılmıştır.
166-Hun Türkleriyle Çinliler arasındaki çatışmalar Mete Hanın ölümünden sonrada devam etti. Çinliler, Türkleri savaşlarla yenemeyeceklerini anlamışlardı. Bunun üzerine Türkleri birbirine düşürmek için propaganda yaptılar, Sonunda Büyük Hun Devleti ikiye ayrıldı. Bir süre sonra da varlıkları sona erdi. Parçaya göre bir devletin devamlılığı öncelikle Toplumda dayanışmanın güçlü olmasına bağlıdır.
167-Anadolu Selçuklularında ''Atabey'' adı verilen devlet adamlarının görevleri, Melikleri devlet yönetimine hazırlamaktı.
168-Büyük Selçuklularda eyaletlerdeki adalet işlerine kadılar bakardı.
169-Türklerin İslamiyeti Kabul etmeden önce kullanmış oldukları Takvim, 12 Hayvanlı Türk Takvimidir.
170- Hunların Avrupa topraklarına ilerlemesi, M.S. 375 yılında Kavimler Göçünün başlamasına neden olmuştur.
171-Türk Tarihinin ve Edebiyatının bilinen ilk yazılı belgesi, Orhun kitabeleridir.
172-Orta Asya Türk Kültürü ile İslam Kültürünün birleştirilerek, Türk-İslam Kültür ve Medeniyetinin kurulması Karahanlılar ile başlamıştır.
173-Tarihte İlk kez bütün Türkleri bir bayrak altında toplayan Türk topluluğu Hunlardır.
174-Türklerin, Abbasiler döneminde ilk hizmetleri daha çok askerlik alanında olmuştur.
175-Gaznelilerin Türk-İslam tarihindeki en önemli özelliği, Hindistan'a İslamiyeti götürmeleridir.
176-Anadolu Selçuklularında İkta toprakları gelirleri hizmet ve maaş karşılığı olarak komutanlara, askere ve devlet adamlarına verilen topraklardır, Bu sistemle hazineden para harcamadan ordu oluşturma amaçlanmıştır.
177-Türklerin Avrupa içlerine kadar ilerlemelerinin başlangıcı olan Kavimler Göçü Büyük Hun devletinin, dağılmasından sonra başlamıştır.
178-Anadolu Selçuklu devletinde eyaletlerdeki askerlik işlerinden Subaşı sorumluydu.
179- Orta Asya'da Avar egemenliğinin sona ermesinden sonra 552 yılında kurulmuş olan devlet aşağıdakilerden hangisidir? Göktürkler
180- Anadolu Selçukluları döneminde çiftçilere işleyebilecekleri kadar toprak verilir, topraklar ekilip biçildikleri sürece babadan oğula kalırdı.Bu durumun aşağıdakilerden hangisine karşı bir önlem niteliği taşıdığı savunulabilir? Toprakların devletin denetimi dışında el değiştirmesine
181- Asya Hunları ile Çinliler arasında yaşanan en büyük sorun aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmıştır? Hunlarla Çinliler arasında İpek Yoluna egemen olma mücadelesi
182- İslam dünyasında önemli bir eğitim öğretim kurumu olan Nizamiye Medresesi'ni hangi Türk devleti kurmuştur? Selçuklular
183- Büyük Selçuklularda, fethedilen toprağın fethedenin malı olması, hangisinde etkili olmuştur? Feodal beyliklerin ortaya çıkmasında
184- Anadolu Selçuklularımda ikta adı verilen toprak yönetim sistemi Osmanlılarda geliştirilerek düzenli bir şekilde uygulanmıştır.Osmanlılarda uygulanan bu toprak yönetim sistemi hangisidir? Dirlik
185- Karahanlılar Devleti, hangi özellikleri ile Göktürk Devleti'nden ayrılır? İslam dinini kabul etmesi.
186- İlk Türk devletlerinde Kurultayın savaş, barış gibi önemli konularda aldığı kararlar kağanı bağlamazdı.Buna göre, Kurultay Danışma meclisine benzemektedir.
187- İslamiyet'ten önceki Türklerde, savaştan dönen yiğitlerin ağırlandığı, yoksulların donatıldığı, dini ve milli bakımdan önemli günlerin hep birlikte kutlandığı şölenler yapılırdı.Bu şölenlerin hangisini sağladığı savunulabilir? Toplumsal Dayanışmayı
188- İslamiyet'ten önce Türk devletlerinde kağanın eşine "hatun" unvanı verilirdi.Hatunun, elçileri kabul etmesi kağanı temsil etme yetkisinin olduğunu gösterir.



Güncel Bilgiler - 1

1. 2010 yılında 2. Karadeniz oyunları Romanya' da yapıldı.

2. 2011 Gençlik Olimpiyatları Trabzon' da yapıldı.

3. 2011 Doğa Sporları Olimpiyatları Antalya Kemer' de yapıldı.

4. 2012 olimpiyatlarına aday ilimiz İstanbul.

5. 2013 Akdeniz Oyunlarına aday ilimiz MERSİN.

6. 2014 dünya kupası BREZİLYA' da yapılacak.

7. Kyoto sözleşmesini imzalamayan AB ülkeleri MALTA, KIBRIS.

8. Nükleer santral SİNOP' a yapılacak.

9. Akdeniz ülkeleri zirvesi 13 TEMMUZ 2008' de PARİS' te yapıldı.

10. Yeni kabul edilen anayasa da Cumhurbaşkanlığı seçimi, cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki 60 gün içinde, makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise, boşalmayı takip eden 60 gün içinde tamamlanır.

11. 2009 yılı İtalya' da Türkiye yılı olarak kutlandı.

12. 2009 yılı Dünya Astronomi yılı kabul edildi.

13. Fransa' da siyasal taşlama olarak bilinen tiyatro oyun türünün adı SOTİ.

14. 2009 yılı 49. uluslararası Antalya altın portakal film festivalinde en iyi film ödülü KOSMOS ( REHA ERDEM), BORNOVA BORNOVA ( İNAN TEMELKURAN).

15. Son Nobel edebiyat ödülü' nü Fransız HERTA MÜLLER aldı.

16. Türkiye üzerinden Avrupa' ya doğalgaz taşınması amacıyla yapılan boru hattı projesi NABUCCO PROJESİ.



Güncel Bilgiler - 2

1. Avrupa topluluğunun Avrupa Birliği adını almasını sağlayan ve Avrupa Birliği' ni kuran antlaşma NİCE ANTLAŞMASI.

2. AB' nin ilk daimi başkanı BELÇİKA başkanıdır.

3. Ekim 2009' da Türkiye ile SURİYE arasında vize uygulaması karşılıklı olarak kaldırıldı.

4. 2008 yılının Temmuz ayında kuruluş çalışmaları başlayan Akdeniz Birliği' nin merkezi BARCELONA.

5. Organik tarım ili İZMİR seçildi.

6. BALİ, Endonezya' nın başkentidir.

7. 2015 EXPO İtalya- Milano' da yapılacaktır.

8. 2011' de Erzurum- Palandöken Üniversitelerarası Kış Olimpiyatları düzenlendi.

9. Dünya Bankası' nın İnsan Kaynaklarından sorumlu başkan yardımcılığına atanan ve 11 MART 2008' de göreve başlayan Türk ekonomisti HASAN TULUY' dur.

10. Paradan YENİ ibaresinin çıkarılması 1 OCAK 2009

11. YÖK tarafından onaylanarak Türkiye' nin internet üzerinden ilk lisans programını açan üniversite SAKARYA ÜNİVERSİTESİ' dir.

12. İlk olarak 1930 yılında tespit edilen, ancak daha sonra değişim geçirerek insanları etkileyen, Nisan 2009' dan itibaren saldırgan ve ölümcül bir şekle bürünen virüs H1N1 virüsü. İlk ortaya çıktığı ülke MEKSİKA.

13. UNESCO, şu ana kadar Türkiye' den 10 kültürel varlığı Dünya Miras Listesi' ne eklemiştir. Bunlar:

-Göreme Tarihi Milli Parkı ve Kapadokya (1985)

-Divriği Ulu Camii ve Melike Turhan Darüşşifası (1985)

-İstanbul' un Tarihi Yerleri (1985)

-Hattuşaş (1986)

-Nemrut Dağı (1987)

-Hierapolis-Pamukkale (1988)

-Xanthos-Letoon (1988)

-Safranbolu-Karabük (1994)

-Truva (Antik Şehir) (1998)

-Mardin, Midyat, Hasankeyf, Batman

-Manas Destanı.

14. 2008 yılı BM tarafından " patates yılı" ilan edildi. 2007 yılında AB' ye giren ülkeler Romanya-Bulgaristan.

15. 2008 yılı Rusya' da " Türk Kültür Yılı" ilan edilmiş ve etkinlikler yapılmıştır.

16. Küresel ısınma nobel ödülünü AL GORE aldı.

17. 1 OCAK 2008' de MALTA ve GÜNEY KIBRIS RUM kesimi Avrupa para birimi EURO' ya geçmiştir.

18. 25 TEMMUZ 2007 'de TÜRKİYE, BM Genel Kurulu başkan yardımcılığına seçildi.

19. Avrupa Parlementosunda en fazla üye temsil eden AB ülkesi ALMANYA' dır.

20. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğinin görevini Banki-Mon yürütmektedir.

21. 2009 yılında IMF ve Dünya Bankası Güvernörler Kurulu toplantısı İstanbul da yapıldı.

22. G-8 2007 yılı Haziran ayında Almanya' da toplandı.

23. Nobel Ödülü sadece MATEMATİK dalında ödül almamıştır.

24. T.C. kimlik no uygulaması 01.01.2007' de yürürlüğe girdi.

25. Kimyasal silahı ilk kullanan devlet ALMANYA.

26. AB' ye üye olmak isteyenler ilk olarak Avrupa Konseyi' ne başvuruda bulunurlar.

27. 2007 sonunda KYOTO SÖZLEŞMESİ' ni ABD, Türkiye, Avustralya imzaladı.

28. 2007 Dünya Folklor yarışmasında Türkiye Polonya' da Dünya 1.'si olmuştur.

29. 2007 Karadeniz oyunları Trabzon' da yapıldı.

30. 2008, G-8 ev sahibi olan ülke JAPONYA' dır.

31. 2008 EUROVİSİON yarışması SIRBİSTAN-BELGRAD' da 22-24 Mayısta yapıldı.

32. 2008 Olimpiyatları Çin Pekin' de yapıldı.

33. 2008 Avrupa şampiyonasını Avusturya-Türkiye organize etti. Türkiye ülke olarak 4 kez katılmıştır.

34. 2008 Türkiye' de YAHYA KEMAL yılı ilan edildi.

35. 2009 yılı dünyada KATİP ÇELEBİ ve HACI BEKTAŞ-I VELİ yılı oldu.

36. 2009 FRANSA' da TÜRK YILI olarak kutlandı.

37. 2009 Akdeniz Oyunları İTALYA' da oynandı.



Güncel Bilgiler - 3

1. Türkiye petrolleri, Anonim ortaklığı ile " Brezilya" firması Petrobras' ın işbirliğinde Karadeniz' de sondaj çalışması yapmak için Norveç' ten yola çıkan dünyanın ikinci büyük petrol arama platformunun adı LEİV EİRİKSSON. Çalışma SİNOP' TA yapılacaktır.

2. 1 Temmuz 2010 tarihinden itibaren Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralacak olan ülke BELÇİKA.

3. Birçok sinema filmine imza atmış, başta Hababam Sınıfı filmini çeken 2009' da vefat etmiş olan ünlü sinema yönetmeni ZEKİ ÖKTEN.

4. TBMM' nin 2009 Onur Ödülü PROF. DR. KEMAL KARPAT' a verildi.

5. Kasım 2009 Samsun-Ceyhan boru hattı projesi TÜRKİYE-RUSYA-İTALYA arasında imzalandı.

6. 2010 Kış Olimpiyatları KANADA' nın VANCOUVER kentinde düzenlendi.

7. NATO Güvenlik Konferansı toplantısı 2009 yılı Nisan ayında STRASBOURG' da yapıldı.

8. Fatih Akın " SAUL KİTCHEN" filmiyle Venedik Film Festivali' nde jüri özel ödülünü kazandı.

9. 2010 Avrupa Kültür Başkentleri İSTANBUL, PECS-MACARİSTAN ve RUHR-ALMANYA.

10. Ermenistan ile Türkiye arasındaki protokol İSVİÇRE 'nin ZÜRİCH şehrinde imzalandı.

11. 2009 İMF ve Dünya Bankası' nın Yıllık toplantıları İSTANBUL' da yapıldı.

12. 2009 Cumhurbaşkanlığı Kültür-Sanat Yüksek Ödüllerinden sinema dalındaki ödülü NURİ BİLGE CEYLAN aldı.

13. Birleşmiş Milletler Dünya İklim Zirvesi KOPENHAG ' da düzenlendi.

14. Orhan Pamuk' un "KAR" adlı romanı son 10 yılın en iyi romanı seçildi.

15. 2010 Dünya Basketbol şampiyonası TÜRKİYE' de yapıldı.

16. Türkiye' de yapılacak olan 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları TRABZON' da yapıldı.

17. EXPO 2016 ANTALYA' da yapılacak.

18. G-20 zirvesi 2009 yılında İNGİLTERE- LONDRA' da yapılmıştır.

19. 2010 yılı JAPONYA yılı.

20. 2008 Kaşgarlı Mahmut, 2007 Mevlana yılı.

21. Unesco 2009 yılını KATİP ÇELEBİ yılı ilan etti.

22. 1 Temmuz 2010' dan itibaren Avrupa Birliği dönem başkanlığını BELÇİKA devraldı.

23. Mart 2009' da Dünya Su Platformu İSTANBUL' da düzenlendi.

24. Mayıs ayında vefat eden ünlü Türk opera sanatçımız LEYLA GENCER' dir. İtalya' nın MİLANO kentinde vefat etmiştir.

25. 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası TÜRKİYE' de ANKARA, KAYSERİ , İZMİR' de yapıldı.

26. Avrupa dönem başkanlığı ÇEK CUMHURİYETİ' nden İSPANYA' ya geçti.

27. 2010 Dünya Futbol Şampiyonası GÜNEY AFRİKA' da düzenlendi.

28. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi' nin Türk olan ilk kadın yargıcı AYŞE IŞIL KARAKAŞ' tır.

29. Pakistan' ın ilk kadın Başbakanı, aynı zamanda 2007' de öldürüldü. BENAZİR BUTTO.

30. 2011' de BULGARİSTAN ve ROMANYA SCHENGEN' e üye olacak.

31. Nobel ödüllerini dağıtan ülke İSVEÇ.

32. 2013 Akdeniz Oyunları Yunanistan' ın VOLOS kentinde düzenlenecek.

33. 2012' de süreci dolacak olan KYOTO PROTOKOLÜ' nün yerine BALİ KONFERANSI geçecek.

34. Avrupa Topluluğunun Avrupa Birliği adını almasını sağlayan ve Avrupa Birliği' ni kuran antlaşma NİCE ANTLAŞMASI.



iKİNCİ dÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ ve SONRASI TÜRKİYE' DE EKONOMİK DURUM

Ikinci Dünya Savaşı Yıllarında ve Sonrasında Ekonomik Durum

1930'lu yılların başından itibaren Japonya, Italya ve Almanya hızla silahlanmaya başladı. Önce Japonya 1931'de Mançurya'yı, 1937'de de Çin'i işgal etti. Sonra Italya 1936'da Habeşistan'ı ele geçirdi. Arkadan dünyayı ele geçirme hayalleri içinde olan Hitler'e sıra geldi. Mart 1938'de Avusturya'nın Nazi Başkanının çağrısı üzerine, Alman Nazi Ordusu bu ülkeye girdi. Eylül 1938'de Almanlar Çekoslovakya'nın bir kısmını işgal ettiler. 14 Mart 1939'da tamamını ele geçirdiler. Almanya ve Italya "mihver devletler" cephesini kurdular. Almanlar savaş ilan etmeden, 1 Eylül 1939'da Polonya'ya girdiler. Polonya karşı koyunca II. Dünya Savaşı başladı. Polonya ile yardım anlaşması imzalamış bulunan Ingiltere ve Fransa da Almanya'ya savaş ilan ettiler. Almanlar Polonya'yı Ruslar ile paylaşırken, Amerikalılar tarafsızlıklarını ilan ettiler. Fakat ABD'nin tarafsızlığı kısa sürdü. Önce Eylül 1940'ta Japonya, Almanya ve Italya arasında karşılıklı askeri yardımlaşmayı öngören üçlü "mihfer" anlaşması imzalandı. Sonra 7 Aralık 1941 sabahı Japonlar 360 uçakla ABD'nin Pasifik'teki deniz ve hava üssüne saldırdılar. Iki saat içinde 14 savaş gemisini hatırdılar, 350 uçağı parçaladılar ve 3600 askeri öldürdüler. ABD hem Japonya hem de Almanya ile savaşmak ve Japonya'yı durdurmak için ise 6 ve 9 Ağustos 1945 Hiroşima ve Nagasaki'ye atom bombası atmak zorunda kaldı. 2 Eylül'de Japonya teslim oldu.
Savaş ABD'yi tek güç haline getirirken bu ülkenin parası da a-nahtar para durumuna geldi. Avrupa'daki faşist yönetimlerin baskısından kaçan Musevi kökenli bilim adamları ABD'nin bilim ve teknoloji alanında da önder ülke olmasına büyük katkı sağladılar.
Almanlar Yugoslavya ve Yunanistan'ı ele geçirip Türkiye sınırına kadar gelmiş olmalarına rağmen, Türkiye bu büyük Savaşın dışında kalmayı başarmıştır. Dünya tarihinde eşi görülmemiş düzeyde asker ve. sivilin ölümüne yol açan bu savaşta Türkiye insan kaybetmemiştir. Türkiye 23 Şubat 1945'te Almanya'ya savaş ilan etti. Hitler 30 Nisan 1945'te intihar etti. 7 Mayıs 1945'te Almanya teslim oldu. Kesin olmamakla birlikte 7 milyonu Almanya'daki kamplarda olmak üzere 50 milyon civarında insan öldü. Birinci sırada 20 milyonla S. Rusya, sonra 8 milyon ile Çin, 5 milyon ile Polonya ve 4,5 milyon ile de Almanya...
Şimdi kısa başlıklar halinde önce Savaş yıllarında (1939-1945), ardından Savaş sonrası dönemde (1945-1950) Türkiye'de ekonomik olayları ve sonuçlarını değerlendirmeye çalışacağız.

Devletçiliğin Duraklama Yılları (1939-1945)
Dünyada sıcak savaşın adım adım ilerlediği günlerde Türk ulusu, 10 Kasım 1938'de Büyük Kurtarıcı'sini kaybetmişti. Ülke son sekiz yılda Devlet öncülüğünde planlı sanayileşme uygulamasıyla tamamlanan bir atılım göstermişti. Atatürk'ün rehberliğinde siyasal, sosyal, kültürel ve iktisadi reformları ardarda gerçekleştiren genç Türkiye Cumhuriyeti, artık çağdaş uygarlık hedefine A-tatürk'süz yürümek zorundaydı.
Atatürk öldüğünde Celal Bayar Başbakandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, oybirliği içinde Cumhurbaşkanlığına Ismet Inönü'yü seçti. Inönü, Bayar Hükümetinin göreve devam etmesini
istedi. Gerek iktidar partisi olan CHP içinde ve gerekse kamuoyunda Inönü-Bayar beraberliğinin zoraki olduğu biliniyordu. Nitekim 25.1.1939'da C. Bayar, Hükümetin istifasını açıkladı. Inönü, istifayı kabul ettikten sonra Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam'ı hükümeti kurmakla görevlendirdi. Saydam Hükümeti'nin programında üç ana konu ağırlık taşımaktaydı. Demiryolu yapımının programa göre devam ettirilmesi, Devletçilik ilkelerine bağlılığın sürdürülmesi ve "denk bütçe politikası "nın titizlikle uygulanması...
Bu arada 23 Haziran 1939'da Hatay'ın Türkiye'ye katılmasıyla ülke yüzölçümü 767.119 km2, nüfusu da (1940 sayımına göre) 17.820.950'ye çıkmıştı.
Savaş ekonomisi nedeniyle iktisadi yatırımlar durmuştu. Yine de 1932-1939 yılları arasında Devletçilik uygulamaları çerçevesinde kamu iktisadi kuruluşlarının sayısı 31'den lll'e çıkmıştı. Avrupa'da savaş başlayınca, Türk hükümeti yaklaşık bir milyon çalışma yaşındaki insanı silah altına aldı. Bir yanda üretim faaliyetleri için yetişmiş işgücü ve kaynak sıkıntısı artarken, diğer yandan ülkenin tüketim harcamaları hızla yükseldi. Toplam talep karşısında toplam arz yetersiz kalınca, enflasyon oranındaki artış Hükü-met'in denetiminden çıktı. 1929 Büyük Bunalımı'nın tersine, bu kez tarım ürünleri fiyatları hızla yükselmeye başladı. Örneğin buğdayın fiyatı 13,5 kuruştan 100 kuruşa, zeytinyağı kilosu 85 kuruştan 350 kuruşa fırladı. Fiyatlar genel endeksi 1938-1943 arasında 5 misli yükseldi. 1940 yılında 17 milyon olan nüfusun %24'ü kentlerde geri kalanı kırsal kesimde yaşıyordu.
Iç fiyatlardaki bu artış, devletin her türlü tüketim malları piyasalarında büyük miktarlarda ve hacimde satın almalarda bulunmasının etkisiyle olmuştur. Üreticiler ve toptancı büyük tüccarlar stokçuluk, karaborsa gibi yollarla büyük kazançlar sağladılar. TC Merkez Bankası, artan fiyatlar karşısında kamu kuruluşlarının artan kredi ihtiyaçlarını karşılamak için, kredi tahsislerini her yıl büyütmek zorunda kalmıştır. 1938'de 89 milyon olan kredi hacmi 1944'te 773 milyona yükselmiştir. Buna bağlı olarak para arzı da 219 milyondan 995 milyona çıkmıştır. Atatürk ve Ismet Inönü'nün birlikte taviz vermeden uyguladıkları "denk bütçe ve sağlam para'" politikaları artık işlemez olmuştu.
1940 yılında Ingiltere ile yapılan Ödemeler Anlaşması ile Lira-Sterlin ilişkisi koşullara bağlı olarak, sabit bir tanımla 1£=520 kuruş olarak belirlendi. Ancak piyasa fiyatı bu resmi fiyatın çok üstündeydi. Mayıs 1941'de bir altın lira 28 kağıt lira idi. Cumhuriyet Altını savaş öncesinde 10,78 lira iken 1942'de 32 lira oldu.
Kısaca, bu savaşın doğurduğu olumsuz koşullar nedeniyle 1938-1943 dönemini kapsayacak şekilde hazırlanmış olan II. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulamaya konması mümkün olmamıştır. Dolayısıyla ülkede bu dönemde yatırımlar durmuş, üretim kapasitesi yerinde saymıştır. Ithalat zorluklan nedeniyle bazı üretim dallarında üretim düşmüştür. Işsizlik, askere alma yoluyla giderilmiştir.
Ord. Prof. Dr. I. C. Saraç'ın değerlendirmelerine göre, savaş yıllarında CHP Hükümetleri'nin iki temel iktisat politikası olmuştur: 1) Mal kıtlığının doğurduğu sıkıntıları hafifletmek, 2) Bazı kimselerin bu durumdan yararlanarak aşırı kazançlar sağlamalarını önlemek... Bu iki ana hedefe varmak için Devlet'in ekonomiye müdahaleleri artmıştır. Refik Saydam Hükümeti'nin 1940 yılının başında (26 Ocak) yürürlüğe koyduğu "Milli Müdafaa Kanunu" Hükümete ekonomi ve savunma alanında sınırsız diyebileceğimiz yetkiler vermiştir. 1941 yılına gelindiğinde Hükümet, bazı malların iç ve dış alım-satımını yapmak üzere Ticaret Bakanlığı'na bağlı olarak Ticaret Ofisi, ve Petrol Ofisi gibi kuruluşları faaliyete geçirdi. Ticaret Ofisi gıda ve temel tüketim malları, Petrol Ofisi ise petrol ürünleri ticaretinde tam yetkili kuruluşlar haline getirildiler.
Ayrıca 21 Mayıs 1941'de 4036 sayılı kanun ile Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol Işletmeleri Genel Müdürlüğü kuruldu. Daha sonra bu kuruluşun adı Tekel Genel Müdürlüğü olarak değiştirildi.
Zonguldak havzasındaki tüm kömür yatakları 1940 yılında millileştirilerek Etibank tarafından kurulan Ereğli Kömür Işletme Müessesesi'ne devredilmiştir. Aynı yıl içinde Raman'da petrol bulunması ülkeyi sevince boğmuştur.
Hükümet dış politikada başarılı olup ülkeyi savaş dışında tutarken, içerdi büyük tüccar ve büyük çiftçilere karşı her türlü çareye başvurulduğu halde, netice alamıyordu. Bu durumu Prof. Dr. Yahya S. Tezel şöyle ifade ediyor: "Ardarda yayınlanan kararnamelere adeta meydan okurcasına hızlanan karaborsa ve ihtikar süreci Hükümet 'in sıkıntılarını artırıyordu. Bir yandan temel tüketim mallarında ciddi kıtlıklar içinde kalan geniş halk yığınları sefalete itilirken, öte yandan büyük vurgunların vurulması, yönetici kadronun bazı kesimlerinin tüccarlar ve büyük toprak ağalarına karşı tavır almalarına yol açtı. "
Köy okullarına öğretmen ve eğitmen yetiştirmek, kırsal kesimin kalkınmasında etkin bir görev üstlenmek üzere 17 Nisan 1940'da Köy Enstitüleri (3803 sayılı kanun) kuruldu. Bu yeniliğin ve gelişimin arkasında Cumhurbaşkanı I. Inönü, Milli Eğitim Bakanı H. A. Yücel ve eğitimci I. H. Tonguç vardı. Köy enstitüleri kuruldukları yörenin sosyo-ekonomik yapısının değişmesinde belirleyici olmuşlardı. Büyük kentlerden uzak kırsal bölgelerde kurulan bu okullarda köy öğretmeni yetiştirmek ana hedef idi. Enstitülerde ilkokuldan sonra 5 yıllık bir öğretim programı uygulanmaktaydı. Bu süre içinde 114 hafta "kültür", 58 hafta "tarım" ve 58 haftada "teknik" derslere yer veriliyordu. Teknik dersler sanat ve atölye dersleri olarak uygulamalı bir şekilde yürütülüyordu. Bu enstitülerde toplam 15.000 öğretmen ve 2.000 kadarda sağlıkçı yetiştirildi.
H. Ali Yücel'den sonra Milli Eğitim Bakanı olan Reşat Şemsettin Sirel zamanında önce bu enstitülerin yüksek kısımları kapatıldı. Sonrada teker teker enstitüler klasik öğretmen okullarına dönüştürüldüler.
Savaşın üçüncü yılına, yani 1942 yılına gelindiğinde, Türkiye'de büyük sermaye sahipleriyle Hükümet arasındaki soğuk savaş yeni boyutlar kazanmıştı. Özellikle, büyük halk çoğunluğunun temel gıda maddesi olan ekmek üretim ve dağıtımında ortaya çıkan yetersizlikleri ve karaborsayı gidermek için 1942 yılının Ocak ayında, önce Ankara'da hemen ardından Istanbul'da ekmek karneye bağlandı. Karneyle kişi başına 300 gr. ekmek alınabiliyordu. Fakat durum hızla kötüleştiğinden Nisan ayından itibaren miktar 175 gr'a indirildi. Bu durum 1 Eylül 1944 tarihine dek devam etti. Ekmek yanında çay ve şeker kıtlığının ve karaborsasının da sürdüğünü hatırlamalıyız.
Hükümet Milli Koruma Kanunu'nda gerekli düzeltmeleri sağlayarak, sanayi kuruluşlarının neleri hangi miktarlarda üreteceklerini ve tarımda büyük çiftçilerin neler yetiştireceklerini belirlemeye başlamıştır. Bu arada beklenmedik bir olay, Temmuz 1942'de Başbakan Refik Saydam'ın ölümü, hükümet değişikliğine yol açtı. Yeni Başbakan Şükrü Saraçoğlu ve yeni Ticaret Bakanı Behçet Uz, özel sektörle ekonomik savaşı sürdürmek istemediklerini göstermek için gıda ve tarım ürünleri piyasaları üzerindeki Devlet denetimini asgariye indirdi. Fakat özel sektör barıştan yana görünmedi ve fiyatlar hızla tırmanmaya başladı. Bu gelişme karşısında Devlet'in tepkisini Cumhurbaşkanı I.Inönü 1942 yılında Meclisi açarken, şöyle dile getiriyordu:
"Şuursuz bir ticaret havası, haklı sebepleri çok aşan bir pahalılık belası...Bulanık zamanı bir daha ele geçmez fırsat sayan eski çiftlik ağası ve elinden gelse teneffüs ettiğimiz havayı ticaret metası yapmaya yeltenen gözü doymaz vurguncu tüccar... büyük bir milletin hayatına küstah bir surette kundak koymaya çalışmaktadır... "

1- Varlık Vergisi Öncesi ve Sonrası
Avrupa'da savaşan ülkelerde kamu ve özel sektörün tam bir dayanışma ve işbirliği içinde olduğu dönemde, belki de savaş dışında kaldığı için, Türkiye'de bu iki kesim arasında 1942 yılının Kasım ayında köprüler havaya uçuruldu! Cumhuriyet'in ilanından beri ülke yönetimini elinde tutan CHP, Meclis dışından gelen bu sert muhalefet karşısında Başbakan Ş. Saraçoğlu'na destek vererek, 12 Kasım 1942 tarihinde 4305 sayılı "Varlık Vergisi" kanun tasarısının kabulünü sağladı. Yasa olağanüstü koşullar nedeniyle "...bir defaya mahsus" olarak çıkarılmıştı. Verginin oranı ve matrahı kanunla belirlenmiş bir "servet vergisi" idi. Başbakan Ş. Saraçoğlu'na ve Maliye Bakanı Fuat Ağralı'ya göre yasayla şu sonuçları almak amaçlanmıştı:
â€" Enflasyonla mücadele için tedavülden para çekmek,
â€" Savaş yıllarında "çokpara kazanmış olanlardan " vergi almak,
â€" Devlet gelirlerini artırmak.
Bir başka gerekçeyi eski başbakanlardan ve o dönemin CHP içinde görevli olan S.Hayri Ürgüplü anılarında Başbakan ve Maliye Bakanı'ndan naklen şöyle anlatıyor:
"Istiklal Savaşı'ndaki fedakârlığa benzer bir fedakarlığın zorunlu olduğunu kesin bir dille ve heyecanla belirttiler. Istiklal Savaşında işgal altındaki Istanbul ve Izmir 'den gerekli yardım alınamamıştır. Şimdi en büyük fedakârlık oralardan gerekmektedir."
Yasa ile 15 günde 500 milyon TL toplanabileceği öngörülmüştü. Vergisini zamanında ödemeyenler için bedeni cezalar sözkonusu idi. Örneğin çeşitli kamu altyapı yatırımlarda çalışma gibi. Bu uygulama çerçevesinde Istanbul'dan Aşkale'ye çalışmaya gönderilenler oldu. Yabancı devletlerin vatandaşlarına tahakkuk ettirilen vergiye, ilgili ülkeler itiraz etti. Istanbul'da yaşayan yabancılara 80 milyon vergi kesildi, pazarlıklar sonunda vergi miktarı 17 milyona indirildi.
Varlık Vergisiyle tahakkuk ettirilen vergiye itiraz hakkı, temyiz yolu tanınmamıştı. Kimlerin ne kadar vergi ödeyeceğine "Takdir Komisyonları" karar veriyordu.
Bu vergi uygulamasıyla yaklaşık 3873'ü yabancı olan toplam 114 bin yükümlüye, 465 milyon TL vergi tahakkuk ettirildi. Ancak tahsilat 314 milyon TL düzeyinde kaldı. Vergilendirilecek yükümlülerin listesini Maliye Müfettişleri hazırladı. Istanbul'da toplanan müfettişlerin başında Şevket Adalan, yanında Sıtkı Yırcalı, Sait N. Ergin, Muhittin Gürün, Ihsan Baç, Bülent Yazıcı, Fazıl Ağan, Memduh Aytür, Cahit Kayra gibi mali tarihimizde iz bırakan isimler vardı. Büyük çoğunluğu azınlıklardan olmak üzere, yükümlülerin %70'i Istanbullu idi. Bu durum, özellikle Istanbul'da azınlıkların servetlerinin bir kısmının Müslüman-Türk işadamlarının eline geçmesine olanak verdi. Hükümet içten ve dıştan gelen yoğun baskılar karşısında uygulamayı 1943 yılında durdurdu. Bu vergiyi ödeyen müslim ve gayri müslim aileler, o günden itibaren CHP yönetimine karşı bilinçli ve örgütlü mücadeleye girişti. Önce bir muhalefet partisi olarak Demokrat Parti'nin doğuşunda, sonra bu Partinin 1946, 1950 ve 1954 genel seçimlerinde başarılı olması için çalıştılar. Vehbi Koç "Hayat Hikayem" adlı kitabında Varlık Vergisi uygulamasında 600 bin TL ödediğini söylüyor.
Hükümet bütçe açığını Varlık Vergisi yoluyla elde ettiği ek gelirlerle kapatamayınca sıkı para politikasını bırakarak para basmaya girişti. Ülke böylece Cumhuriyet Döneminde ilk kez enflasyon süreciyle karşı karşıya kaldı. Bu süreç ülkede yeni zenginlerin o zamanki deyimiyle "Hacı Ağaların" ortaya çıkmasına olanak verdi.
1943 yılından Savaşın bittiği 5 Mayıs 1945 tarihine kadar Türkiye'de bir yanda "savaş zenginleri''nin sayısı artarken, diğer yanda halkın büyük çoğunluğu yoksullaşmaya devam etti. Saraçoğlu Hükümeti, 1944 yılında "savaş sonrası kalkınma plan ve programı"mn hazırlanmasına girişti. Hazırlanan rapor 7 Mayıs 1945'te Hükümetin onayına sonuldu. Rapor, savaş ekonomisinden barış ekonomisine geçişi kolaylaştıracak önlemler yanında, II. Sanayi Plan'ında yer alan ana ilke ve hedeflere de yer veriyordu. Ek olarak, ülke içinde bölgesel uzmanlaşmayı ve enerji kaynaklarını sanayi tesislerinin etrafında toplamayı öngörmekteydi. Bu planın teknik çatısını "Kadro Hareketi''nin iki önemli temsilcisi, Şevket S.Aydemir ile Ismail H.Tökin kurmuştu. Birincisi Sanayi Tetkik Dairesi Başkanı, ikincisiyse Sümerbank'ın müşaviriydi.
Savaş yıllan uygulamalarını değerlendiren I.INÖNÜ şöyle diyor: "Devlederin iktisadi doktrinleri ne olursa olsun, ister kapitalist, ister sosyalist olsunlar "savaş ekonomisine" geçince ekmeği vesika ile dağıtmaya başlıyorlar. Bizde öyle yaptık. Yalnız bu dağıtım işi ciddi titiz bir örgütlenme gerektiriyor. Biz bu örgütlenmede yeteri kadar başarılı olamadık. Sonuç olarak da darlık ve pahalılık kendini gösterdi..."

2- Savaşın Ekonomik Sonuçlan
II. Dünya Savaşı yıllarında mal ve hizmet piyasalarında hükümeti çok zor duruma sokan büyük kıtlıklar ortaya çıktı. Devletin sanayi sektöründe egemenliğine karşın tarımsal ürünler piyasasında etkili olamaması bu piyasalarda devletle üreticileri karşı karşıya getiren olumsuz gelişmeler yaşandı. 1939-1946 arasında ekonominin temel göstergelerine bakarak yaşanan bu büyük istikrarsızlığın boyutlarını görmek mümkün olmaktadır.
Tablo VII- Savaş Yıllarının Ekonomik Göstergeleri
Yıllar Büyüme Hızı Enflasyon
1939 6,9 4,8
1940 -4,9 22,7
1941 -10,3 40,7
1942 5,6 92,1
1943 -9,8 74,0
1944 -5,1 22,8
1945 -15,3 54,1
Dönem içinde 1942 yılındaki %5,6'hk büyüme dışında her yıl ekonomi küçülmüştür. Ekonomi tarihimizde 3 yıl üstüste negatif büyüme hızı bu dönemde yaşanmıştır.
Türkiye, insanlık tarihinin en kanlı savaşının sürdüğü 1939-1945 yılları arasında savaş dışında kalmanın sınırlı da olsa yararını görmüş ve bu dönemde önemli altın ve döviz rezervleri birikmiştir. Dönem içinde, 1942 yılındaki duraklama hariç tutulursa, her yıl dış ticaret artan oranda fazlalık vermiştir. Bunda, ithalatın zamanında ve istendiği kadar yapılamamasının etkili olması yanında, Türk ihraç mallarına dış talebin artması ve fiyatlarının yükselmesinin de payı büyüktür. Özellikle silah sanayiinde önemli bir ara malı olan krom ihracımızdan, büyük döviz elde edilmiştir.
Türkiye 1939'da dünya krom üretiminin %16'sını temsil ediyordu. Savaş yıllarında Ingiltere ve ABD Türkiye'nin özellikle Almanya'ya krom ve benzeri hammadde ihracını engellemeye çalıştılar. Ancak Dışişleri Bakanlığfnın başarılı politikalarıyla "Ticarette Karşılıklı Çıkar" ilkesi çerçevesinde iki bloğa da her yıl artan fiyatlarla Türkiye krom ihracatı yapabilmişti.
Dış ekonomik ilişkilerdeki bu olumlu gelişmelere karşılık içerde tarım ve sanayi sektörlerinde özellikle girdi ve işgücü kıtlığı nedeniyle üretim yetersiz kalmış olduğundan, toplam GSMH ve kişi başına GSMH düşmüştür. Prof. Dr. F. Ergin'in tesbitlerine göre 1938 fiyatlarıyla milli gelir 1942'de 1 milyar 875 milyon lira, 1943'te 1 milyar 389 milyon lira ve 1944'te 1.659 milyon lira olarak hesaplanmıştır. Bu durum, fiyatlar genel düzeyinin sürekli yükselmesinin temel nedeni olmuştur. 1939-49 yılları arasında para arzı 5 kat artarken, devletin iç borçları toplamı 14 kat artmıştır.
Ikinci Dünya Savaşı bitmeden, 44 ülkenin temsilcisinin katıldığı bir iktisadi konferans ABD'de Bretton Woods şehrinde toplandı. 1 Temmuz 1944'te imzalanan Bretton Woods anlaşmasıyla, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Uluslararası Imar ve Kalkınma Bankası (Dünya Bankası) kurulması kabul edildi. Bu kuruluşların birincisi uluslararası para sisteminin işleyişini düzenleyecekti. Ikincisi ise Avrupa'nın imar ve kalkınma çabalarına katkıda bulunacak, sonraki yıllarda da gelişmekte olan ülkelere teknik ve mali yardım sağlayacaktı. Bu tarihten sonra, ülkeler paralarını Dolar'a göre tanımladılar. Böylece dünya ekonomisinde ABD'nin yani dolann egemenliği kurulmuş oldu. 1973 yılma dek bu egemenlik sürdü.
II. Dünya Savaşı sona erdiğinde Avrupa ülkelerinin altın stoklan tükenmiş, ABD'nin stokları artmıştı. Çünkü savaş yıllarında Avrupa ülkeleri ABD'den yaptıkları ithalatı altınla ödemek zorunda kalmışlardı.
Bu aşamadan itibaren Türkiye, dış ekonomik ilişkilerinde ABD kaynaklı telkin ve isteklere uygun yeni düzenlemelere gitmek durumunda kalmıştır.

Tablo Türkiye'nin Savaş Yıllarında Dış Ticareti (Milyon Dolar)
Yıllar Ihracat Ithalat Fark
1939 99,6 92,3 7,1
1940 80,9 50,0 30,9
1941 91,1 55,3 35,8
1942 126,1 112,9 13,2
1943 196,7 155,3 35,8
1944 177,9 126,2 51,7
1945 168,3 97,0 71,3
1946 214,6 118,9 95,7


Savaş yıllan boyunca Türkiye'nin dış ticareti toplam olarak gelişmiştir. Ancak hem ihracatımız hem de ithalatımız iki taraflı alınan anlaşmalarla yürütülmüştü. Bu gelişmenin temel nedeni fiyat avantajıdır. Böylece dış ticaret dengesi, dönem boyunca ve sürekli artan oranda fazlalık vermiştir. Özellikle dünya hammadde fiyatlarının yükselmesi sonucu Türkiye'nin dış ticareti reel olarak azaldığı ve binbir güçlüklerle yapıldığı halde, değer olarak artmıştır. Başlıca ihraç ürünleri arasında krom, bakır, pamuk, tiftik, bitkisel yağlar yer almaktaydı.
Savaş sonrası dönemde yapılan devalüasyon sonunda, ilke olarak ihracatın artacağı beklenmiştir. Oysa 1947 yılından itibaren ihracat dengesizlik gösterirken ithalat sürekli artma a devam etmiş ve dış ticaret açık vermiştir.


Tablo - Dış Ticaret 1947-50 (Milyon $)
Yıllar Ihracat Ithalat Fark
1947 223,3 244,6 -21,3
1948 196,8 275,4 -78,8
1949 247,8 290,2 -42,4
1950 263,4 285,6 -22,2
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Dış Ticaretimizde Italya ve Ingiltere önem taşırken daha sonra Almanya giderek önem kazanmıştır. Ikinci Dünya Savaşından sonra ise ülkenin dış ekonomik ilişkilerinde her alanda ABD'nin yeri ve önemi tartışılmaz hale gelmiştir.



Sayfaya Git: [4/11] Önceki 2 3 4 5 6 Sonraki